öss hazırlık

31/7/2007

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSTESİ ÖĞRENCİLERİ ÖSS'YE HAZIRLIYOR

Değerli Okurlar,

Boğaziçi Üniversitesi klüplerinden BUSOS "dezavantajlı gençleri" ÖSS' ye hazırlıyor. Peki amaçları nedir? Neler yapmaktadırlar. Busos gönüllüsü Feyza Andas' tan alınan bilgiler doğrultusunda bu güzel projeyi aktarmak ve büyümesine katkıda bulunmak isterim.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü ( BUSOS) Kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü (BUSOS), hiç bir siyasi amaç ve maddi çıkar gütmeksizin, tamamen üniversite öğrencileri tarafından kurulmuş ve yürütülmekte olan gönüllülük bazında çalışan bir sivil toplum kuruluşu.

BUSOS, üniversite öğrencileri arasında toplumsal duyarlılığı ve sivil toplum bilincini arttırmak amacıyla sivil toplum kuruluşlari ile işbirliği içerisinde toplumsal duyarlılık projeleri düzenliyor.

BUSOS; her akademik yılda eğitim, sağlık, insan hakları, kurumsal sosyal sorumluluk, okul içi dayanışma konularında 150yi aşkın aktif gönüllüsüyle çok çeşitli sosyal duyarlılık projeleri yürütmekte.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü; Toplum Gönüllüleri Vakfı, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu, Türk Kızılayı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Kuruluşları Eğitim ve Araştırma Birimi, Dünya Bankası Türkiye Ofisi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi, Uluslararası Af Örgütü ve Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı gibi önemli sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde çalışmakta.

6. ÖSS Eğitim Projesi

Üniversiteye girişteki fırsat eşitsizliğine yönelik soruna köklü çözümler üretilene dek mevcut koşulların elverdiği ölçüde bu eşitsizliğin etkilerini azaltmayı amaçladığımız projede tamamı Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olan 54 BUSOS gönüllüsü 57 dezavantajlı lise son öğrenciyle beraber çalıştı.

ÖSS Eğitim Projesi’nde Toplum Gönüllüleri Vakfı Kavacık Pembe Ev Gençlik Hizmet Merkezi ve Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü’nde her haftasonu ekonomik durumu yetersiz ve ÖSS sisteminin getirdiği eşitsizliğe maruz kalmış, başarılı lise son öğrencileri hedeflendi.

BUSOS gönüllüleri Ekim 2006’dan Haziran 2007’ye kadar her haftasonu ÖSS’ye hazırlık dersleri verdiler.

Bogazici Universitesi Sosyal Hizmet Kulubu (BUSOS) olarak 2007-2008 akademik yilinda 6. sını tamamlanan OSS Egitim Projesi’nin iki kolunun ortak sonuclari asagida yer alıyor:

Pembe Ev GEM kolu:

Birinci Bolum: %95 basari oraniyla iki yillik okullara

Ikinci Bolum: %53 basari oraniyla dort yillik okullara

Bilgi Universitesi Genclik Calismalari Birimi Kolu:

Birinci Bolum: % 78 basari oraniyla iki yillik okullara

Ikinci Bolum: %61 basari oraniyla dort yillik okullara

Toplamda :

Birinci Bolum: %87, 1 basari oraniyla iki yillik okullara

Ikinci Bolum: %56, 4 basari oraniyla dort yillik okullara

giris hakkini elde etmistir.

Bu basarıdan dolayı bir yil boyunca projede emeği geçen gönüllülerimiz ve öğrencilerimiz başta olmak üzere;

2006-2007 BUSOS Yönetim Kurulu Üyelerine,

Pembe Ev Genclik Hizmet Merkezi’ne ve koordinatÖru Ozlem Suer’e,

Bilgi Universitesi Genclik Calismalari Birimi’ne ve orada bize yardimci olan Neslihan Öztürk’e ve Yörük Kurtaran’a

Toplum Gönüllüleri Vakfi’na,

Projenin Bilgi Universitesi’nde yapılması için bize sonsuz destekte bulunan Bilgi STK Arastirma ve Gelistirme Birimi Koordinatoru Prof. Dr. Nurhan Yenturk’e,

Beykoz Kaymakamligi’na,

Final Dergisi Dersaneleri Besiktas Subesi’ne ve rehber ogretmen Ahmet Demirdag’a,

Kultur Dershaneleri’ne ve Kültür Dershaneleri genl müdürü Tarık Tepe’ye

Pembe Ev GEM’de öğrencilere düzenli olarak ‘sinav korkusunu yenme’ konusunda yardimci olan Atilla Dağıstanlı’yatesekkurlerini iletiyorlar.

Projenin yüksek başarılarla devam etmesini diliyoruz.

Meydanın bu konuda farkındalık yaratabilmesi ve yardim etmesi çok önemli.Böyle güzel bir projeye destek vermek gerekir. Duyarlı olan herkes için BUSOS web adresi, mail ve telefonu aşağıda yer alıyor.

BUSOS GÖNÜLLÜLERİ

www.busos.org

busos@boun.edu.tr

0212 359 71 34

31/7/2007

Microsoft Genel Müdür Yardımcısı Sayın Tansu YEĞEN ile röportaj

Sıcacık bir ortam karşılıyor sizi Microsoft'un kapısında. Tansu beyin odasına girer girmez ise, buradaki atmosferin kendisinin enerjisinden kaynaklandığını anlıyorsunuz. Odasında duvarlarda aldığı ödüller, Bill Gates ile omuz omuza fotoğraf. En çok duvarlardaki Çince yazılar bulunan tablolar ilgilmi çekiyor, huzurlu bir çalışma ortamı burası. Microsoft Genel Müdür Yardımcısı Sayın Tansu YEĞEN ile sizin için kariyer planlaması ve çalışma disiplini üzerine konuştuk.

Tansu YEĞEN kimdir?

1977-85 yılında Almanya lisesinde okudum, daha sonrasında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik bölümünden mezun olduktan sonra Marmara Çağdaş İşletme Enstitüsünde 1 sene işletme eğitimi aldım.

Askerlik bittikten sonra 1991 yılında DEC’e ( Digital Equipment Cooperation) girdim, 1994 yılında HP ye ( Hewlett Packard ) geçtim. Pazarlama müdürlüğüne kadar yükseldim.1998 yılının ortasında Microsoft’ta çalışmaya başladım.

Microsoft hedefiniz miydi yoksa bir tesadüf müydü?

Benim hep hayattaki tarzım, en iyi şekilde işimi yapmak ve işimde en iyisi olmaya çalışarak başarılı olmaktır. DEC’den HP’ ye geçerken HP benimle görüşmek istedi. 40 derece ateşle yatarken HP’nin İnsan Kaynakları Departmanından telefon aldım. Avusturya’dan patronlarının geldiğini ve mutlaka görüşmem gerektiğini söylediler.Görüşmeye gittim ve çok ilginç bir elektrik aldım, 40 derece ateşle karşılarında oturmam onlara bu işi gerçekten istediğim sinyalini vermişti.

HP’de beli bir makama ulaşınca, 1998’in Şubat ayında Microsoft’un o zamanlar Pazarlama Müdürü Suudi Arabistan’a gidiyorum dedi ve yerine geçmemi istedi.

Piyasada fark yaratmak için her işimi en güzel şekilde yapmaya çalıştım. İşimi doğru şekilde yaptım, çok fazla sayıda pazarlama yaptım, yeni ürünler sattım. Müşterilerime hep bilgileri doğru şekilde sattım. Bir çikolata satıyorsanız onun tadını bilmeniz gerekir. Bende buna çok dikkat ediyorum. Her yeni çıkan ürünü alır, yap boz gibi açar ve tekrar baştan yapmaya çalışırdım. Ve her sunduğum projeyi istatistiklere dayandırırım.

7 sene önce Microsoft neredeydi ve simdi nerede?

Bugünkü ciromuzun ¼ u civarındaydı. Birçok şeyler yapılmıştı ama mesela Microsoft bir KOBİ pazarında tanınmıyordu ve tüketici pazarında ürünlerimiz yoktu. Kurumsal pazarlamalarda yeni yeni isimlerimiz duyuruluyordu. 7 senede takım çalışmamızla her alanda farkı yarattık.

İşiniz stresli ve bir ekip yönetiyorsunuz, stresli olduğunuz zamanlarda neler yapıyorsunuz?

İşimden inanılmaz keyif alıyorum hatta kendimi bu konuda çok şanslı hissediyorum. 1982 yılında bilgisayar ilk çıkmaya başladığında rahmetli babamın bana aldığı bir bilgisayar vardı. Kendim oturup programlar yazar ve aynı zamanda oturup bilgisayarı söküp kendim tekrardan birleştirirdim.

Stresi kendine yansıtan bir insan değilim. Yüksek sesle arabada müzik dinlemekden büyük bir zevk duyarım.İşim çok keyifli, profesyonel insanlarla çalışıyorum. Masamda Bill Gates ile resmim var. Vizyonel insanlarla çalışmak beni motive ediyor. Burada çok eğlenceli bir ekip var. Birlikte eğlenmeyi ve çalışmayı çok seviyoruz.

Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

İnanılmaz çok kitap okuyorum çünkü kitap okumayı üniversite yaşlarımda alışkanlık haline getirdim. Bazı şeyleri modellememiz gerektiğine inanıyorum ve okuduğum kitaplar genel hayattan alıntı ve örneklerle dolu, teorik bilgilerin olduğu kitaplar. Beğendiğim kitapları ekibime hediye ediyorum ve biz o kitabın konseptini dönem dönem bir araya gelerek tartışıyor ve fikir alış verişinde bulunuyoruz.

Aldığınız eğitimler ve öğrendiğiniz bilgiler hayatınızda nasıl bir etki bırakıyor?

Her yaşda öğrenecek çok şeyimiz olduğuna inanıyorum. İnsanlık tarihi ve mitoroloji üzerine kitaplardan dersler çıkarmaya ve Microsoft içerisinde aldığım eğitimleri hayatımda uygulamaya çalışıyorum. Eğitime çok inan bir insanım. Gerek ekibimin, gerek kendimin eksik alanlarımızda eğitimler almasına çok önem veriyorum. Biz bilgiyi paylaşan bir ekibiz, öğrendiklerimizi birbirimizle paylaşarak bilginin çoğalmasını sağlıyoruz.

Günde kaç saat çalışıyorsunuz?

Günde en az 10-11 saat çalışıyorum. İşim bitmemiş bile olsa zamanında ofisten ayrılıyor, çalışmama evimden devam ediyorum.

İlk iş hayatınıza atıldığınızda dil konusunda ne gibi zorluklar gördünüz? Tavsiyeleriniz nelerdir?

İlk işe girdiğimin birinci ayında Fransa’da bir toplantımız vardı. O toplantıda bir şeyi çok iyi anladım. Uluslar arası toplantılara katılan başarılı kişiler, ülkeleri için merkezle iyi ilişkiler kurup istediklerini anlatabiliyorlar, çünkü çok iyi İngilizce konuşuyorlar. İletişimde hiçbir problemleri yok. Bir gün Danimarka ve Hollanda’dan arkadaşlarıma nasıl bu kadar iyi İngilizce konuşabildiklerini sordum. Her yaz İngiltere’ye giderek ailelerin yanlarında kaldıkları ve bu şekilde pratiklerini geliştirdiklerini söylediler.Onlar dil eğitimine yapılan harcamayı herzaman büyük bir yatırım olarak görüyorlar.

‘1000 adet iş hayatında kullandığımız farklı İngilizce kelimeler’ adlı bir kitap okuyorum. Herkes İngilizce’yi çok iyi konuşmalı ve bunun için çaba göstermeli. Muhakkak herkes eğitimleri sırasında yurtdışına gitmeli.Gençliğin verdiği güvenle birçok şeyin üzerinden gelmek o sıralarda daha kolay oluyor. Ayrıca yurtdışına gitmek için harcanan parayı boşa harcanmış para olarak görmektense, geleceğe yönelik yapılmış bir yatırım olarak görmek gerekir.

Ben sizin çok iyi bir lider olduğunuzu düşünüyorum. Lider olduğunuzu ilk ne zaman fark ettiniz?

Lise zamanlarımda fark ettim . Arkadaşlarım ne zaman bir plan yapacak olsak, organizasyonu benim yapmamı isterlerdi, sen ayarlamaları yap dedikleri sürece ben bir şekilde grupları yönetmeye başladım.

Ben işe ilk başladığım zamanlarda bilgisayar taşıdım, o nedenle de hala bel ağrısı çekmekteyim. İnsanlar kariyerlerini planlarken hemen en üst düzeylerden kariyerlerine başlamak istiyorlar, fakat bir gerçek var ki; bir yerlere gelmek için onun en alt seviyesinden başlayarak deneyim ve tecrübe elde etmek gerekir, işte başarı bu altyapıyla elde ediliyor.

Ekibiniz kaç kişilik?

Toplamda 55 kişi.

Ekibinize koçluk yapıyor musunuz?

İnsanların bana bir şeyler sormasından ve danışmasından çok büyük bir keyif alıyorum, çünkü onlar sordukça bende yeni bilgiler ediniyorum.

Tüm arkadaşlarımın ihtiyacı çok farklı. Kimi arkadaş, kimi etkileyici ve karizmatik bir takım lideri, kim ise bütün problemlerini paylaşabilecek bir dost görmek istiyor. Bunun sınırını siz belirlemeniz gerekiyor. Standart bir lider modeli olmamalı, her liderin kendi tarzı ve stili olması gerekmektedir.

Bir lider modeliniz var mı?

Benim çok fazla modellediğim insan var ama komple şu insan birebir beni yansıtıyor diyemem. Her modelimden bir şeyler buluyorum. Microsoft’ta o kadar muhteşem liderlerle çalıştım ki, bu konuda çok şanslıyım. Her çalıştığım lider bana kendimi geliştirmem için model oldu.

Hayallerinizden bahseder misiniz?

Hangi yaşta olursanız olun kendi zayıflarınızı bilip kabullenmeniz ve bunları değiştirmek için çaba göstermeniz gerekmektedir. Hayalim sürekli kendimi yenilemek, öğrenmek ve yeni bilgiler edinmek. Bunlar olduğu sürece birçok hayalime ulaşabileceğimi biliyorum.